Doç. Dr. Yıldırım’dan Yatlar İçin İç Mekân Sırları

 

İç mekân tasarımı konusunda uzmanlaşan ve geçtiğimiz günlerde “Yatlarda İç Mekân ve Tasarımı” isimli bir kitap çıkaran Doç. Dr. İnanç Işıl Yıldırım, dekorasyona farklı bir perspektif sunuyor.

İÇ TASARIMA FİZİKSEL VE PSİKOLOJİK OLARAK BAKILMALIDIR

“Yat İç Mekân Tasarımının başarısı, Yat Tasarım sürecinin ilk aşamalarında alınan kararlarla başlar. Yatlarda mekânsal memnuniyet konusu, kavramı kullanıcıların mekânsal beklentilerinin fiziksel ve psikolojik boyutları ile birlikte açıklanabilir. Başarılı bir iç mekân tasarımında kullanıcının beklentilerinin bu anlamlarda karşılanması gerekmektedir. Mekân söz konusu olduğunda, salt teknik hesapları yeterli gelmez. İnsan ve mekân ilişkisini temel alan bir yaklaşımla, çevrenin de deniz olduğunu göz önünde bulundurularak çözüm üretilmelidir. Bir yat iç mekânı ele alındığında, sahibinin zevklerine göre özelleştirilmiş tasarımın açık örneğini sunar; kullanıcısının ayrıcalıklı alanlarını içeren, genel aktivite ve eğlence için adanmış mekânların olduğu yüzer bir seyahat evidir. Dolayısıyla, buradaki memnuniyet kullanıcının yat üzerindeki yaşantısına ilişkin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik beklentileri de içerir.”

TASARIMIN PSİKOLOJİK DETAYLARI GÖZ ÖNÜNDE TUTULMALIDIR

“Yat sahibinin en önemli beklentileri, stresten, kaostan ve günlük hayatın karmaşasından kaçmaktır, bu bağlamda, doğaya uyumlu strüktürler elde etmek amacıyla yapılabilen müdahalelerin dışında, iç mekânlardaki stres faktörlerinin en aza indirgenmesi tasarımcılar için yat iç mekân tasarımında öncelik taşır.

Yatlarda iç mekân tasarımı hem plan düzeyinde hem de bu planın ayağa kaldırılması bir başka deyişle yaşatılması noktasında belli hassasiyetlerin göz önünde buldurulmasını gerektirir. Örneğin, işlevsel dağılım, mürettebat ve kullanıcı alanları, servis alanları, giriş-çıkış ve sirkülasyon alanları, acil kaçış noktaları, kumanda mahalli ve motor ilişkisinin yerlerini planda doğru şekilde yerleştirmek ve açık-kapalı alan aktivitelerini planda doğru belirlemek gibi.. Bunun yanı sıra, mürettebat, kaptan, kullanıcı, misafir ve hatta misafir-kullanıcı arasındaki ilişkilerin yat mekânında özellikle irdelenmesi; mahremiyet, bireysel mesafeler gibi psikolojik faktörlerin de bu aşamada göz önüne alınması tasarıma dair memnuniyeti artırır.”

DEKORASYON TEKNE İHTİYACINA GÖRE BELİRLENMELİ

“Planda, denge prensibiyle genelde simetrik yapılanmaya gidilmiş olan yatlarda, mekânsal farklılık yaratma konusunda iç mekân tasarımcısına çok iş düşmektedir. Sürekli simetri, mekânda yarattığı tekdüzelik nedeniyle kullanıcı memnuniyetini olumsuz yönde etkileyen bir faktör halini alabilir. Yatın karakteristiklerinden doğan gereksinmelere yanıt veren mekânlar oluşturulması amacı ile kalite ve tatmin kavramları temel alınarak, genel anlamda mekânlar üzerindeki memnuniyet tanımlarının ışığında gelişir.

Yüzer mimari birer yapı olan yatlar, karasal mimari mekânlardan farklı mekânsal karakterlere sahip oldukları gibi, mekân memnuniyeti konusunda da farklı faktörlerin etkisi altındadır.Yatlarda İç Mekân Tasarımı ve Algısı adlı kitabımda bu faktörler üzerinde detaylıca durulmuştur.”

İÇ VE DIŞ TASARIM BİRBİRİYLE UYUMLU OLMALI

“Yatlarda iç ve dış mekân arasındaki rastlantısal geçişler ve radikal kopuşlar sıkça yapılan tasarım hatalarıdır. Ana kütlenin konseptiyle bütünleşen ve aynı tasarım dilini konuşan iç ve dış mekân ilişkisinin kurulması yatın genel tasarım kalitesini artıracaktır. Son yıllarda özellikle ödül alan yat iç mekân tasarımlarında dikkati çeken noktalardan biri de iç ve dış arasındaki sürekliliktir. Yatlar günümüzde birçok kurumun ya da bireyin imaj çalışmalarında yansıtıcı bir etken olarak kullanılmaktadır. Eskiden en yüksek binayı inşa etmeye çalışan yatırımcılar artık en uzun yatın sahibi olmak için yarışmaktadırlar. Bu da yatlara sadece birer deniz aracı olmalarının ötesinde anlamlar yüklemektedir. Onların değişen anlamlarını analiz etmeden, lüksün yeni tanımlarını bilmeden, statü göstergelerini iç mekâna yansıtmayan, bunca maliyete ve zamana karşı seri üretim hissi veren ortamlar yaratmak da yat iç mekân tasarımında düşülebilen hatalardandır.”

YÜZER MİMARİ ÇOK FARKLIDIR

“Bunun dışında yat iç mekânlarında en sık yapılan hatalar, denizin insana ve mekâna etkilerinin göz ardı edilmesidir. Oysa Yüzer mimari birer yapı olan yatlar, karasal mimari mekânlardan farklı mekânsal karakterlere sahiptirler.

Yat mekânlarındaki insan faktörü ve tasarım standartlarındaki eksiklikler ve hatalar, güverte üzerinde hata oranını artırdığı gibi kullanıcıları fiziksel ve psikolojik olarak da etkiler.Yat tasarım sürecine bakıldığında, hem bir taşıt hem de bir konut tasarımına ilişkin belli özellikler taşıdığı görülür.”

RENK SEÇİMİ ÖNEMLİDİR AMA TEK BAŞINA YETMEZ

“Mekânların algılanmasında renk en önemli unsurlardan biridir. Ancak, renk hiçbir zaman mekâna tek başına katılmaz. En başta renk ve aydınlatma etkileşiminden, daha sonra da o rengi taşıyan yüzeyin malzemesinden söz etmek gerekir. Çünkü farklı dokulardaki renklerin mekana etkileri farklı olacaktır. Hatta renk, doku, malzeme, ışık, ses, koku gibi uyarıcılar yolu ile meydana gelen mekânsal algı sürecinde duyuların birçoğu birlikte çalışabilir. Renk seçimleri bir mekândaki aydınlatma kalitesini de olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebilir.

İnsan yaşamının birçok aşamasında zemin, tavan ve duvarlara sahip olan hacimsel boyutlar kişi için bir mekânı ifade eder. Denizdeki algı, zihinsel durum ve yargılar da hacimsel boyut deneyiminden etkilenir. Nesnelere ait uzaklıklar, renkler ve aydınlanma değerleri ile gözlemcinin değişken pozisyonu ve hareketleri gözetilmeksizin; nesnenin mekânsal konumu, yönelimi ve boyutu daha önceden gerçekte deneyimlenip kodlanan bilgisiyle algılanır.”

DOĞRU SEÇİMLER TEKNEYİ BİREYSELLEŞTİRİR

“Yat kullanıcıları mekânlarındaki bireyselleştirmeyi, renk, ışık ve doku gibi taşınamayan ve daha soyut öğeleri kendilerine göre yorumlayarak sağlayabilir. Yat mekânlarında kullanılan malzeme, yaşam alanlarının tasarımı, formu, renk ve doku gibi tasarım elemanlarıyla ev atmosferini yaratmak da önemli bir konudur. Kullanıcı, yat mekânını ve atmosferini psikolojik olarak konforlu bulduğu takdirde aidiyet duygusunu güçlendirebilir.

Mekânsal detaylarda malzeme, renk, mobilya seçimlerinde de çoğunlukla aynı yol izlenir. Burada iç mimar/mimar beklentilere ve olası problemlere karşı ön bilgisiyle hazırlıklı olmalı ve sonraki adımda sonuçları tahmin edebilmelidir.”

2021’DE İÇ MEKÂNLARDA TASARIM DAHA BİLİNÇLİ OLACAK

“Öncelikle pandemi sonrası yatlara olan ilginin arttığına şahit olmaktayız. Bu da, kullanıcı profilinin yatları sadece araç olarak değil birer alternatif yaşam alanı olarak da görmeleri anlamına gelir. Dolayısıyla, daha uzun süreli konaklamaların gerçekleşeceği iç mekânlar olarak değerlendirilerek iç mekân elemanlarının seçimlerinin de bu yönde olacağını öngörüyorum. Bu ne demektir? İç mekân atmosferleri daha sıcak, yalın ama bireysel aidiyeti destekleyici olacaktır. Minimal, soğuk iç mekan tasarımlarından uzaklaşılarak, kültürel farklılıkların yansıtıldığı ve etnik izlerin yer alacağı yat iç mekanları göreceğiz. Özellikle teknolojinin sunduğu olanaklarla işlenebilen doğal malzeme kullanımı artacaktır. Denize uygun olmayan ve denizdeki konfor şartlarını hiçe sayan yaklaşımlardaki iç mekân projelerinin bundan sonra, kullanıcının artan bilincinin de göz önünde bulundurarak, inşa aşamasında kendilerini gerçekleştirme şanslarının azalacağını söyleyebilirim. İddialı renklerin, vurgulu malzemelerin yerini daha geleneksel seçimlerin alacağı da öngörülerim arasında. Sürdürülebilirlik her alanda olduğu gibi yat iç mekânlarında malzeme seçimlerinden planlamaya kadar tasarımın ana yönlendiricilerinden biri olmaya devam edecektir, etmelidir de.”

YENİ HOMEOFİSLER YATLAR OLACAK

“Pandemi sonrasında yeni dünya düzeninin etkisiyle uzaktan çalışma alanlarından biri de yatlar olacaktır. Birçok internet sağlayıcısı yatlardaki dijital erişilebilirlik konusunda atılımlar yapmıştır. Yatlar yaşam alanlarının yanı sıra çalışma olanağı sağlayan ofis mekanlarına dair donatıları da içermek durumunda kalacaktır. Dolayısıyla, tasarımcılar kurumsal kimliğin yat iç mekanlarına yansıtılması yönünde taleplerle karşılaşmaya hazır olmalılar.

Kadınların yatlara olan ilgisinin gerek kullanıcı gerekse yatırımcı olarak artacağını, bunun sonucu olarak da mekânsal programlardaki feminen fonksiyonların artacağını da eklemek isterim.”

YACHTLIFE&TRAVEL

Diğer Makaleler

İlginizi Çekebilir