Marinalar Bir Ülkenin Belkemiğini Oluşturur

 

Marinalar sadece teknelere ithaf eden yapılar gibi dursa da aslında arka perdede bulunan hikâye bambaşka. Uzun bir yapım süreci ve dikkat edilen birçok karmaşık noktadan sonra inşa edilen marinalar çok şey anlatıyor. Atlasyol, başarıyla imza attığı birçok projesinin ardından, Hırvatistan’da bir marina yapmak üzere hazırlanıyor. Uluer Vardaloğlu ve Togan Alper, firmanın iki kurucu ortağı. Vardaloğlu ve Alper, okuyucularımız için marina yapımına dair bilinmesi gereken tüm süreçleri aktardı.

Marinalar bir ülke için ne ifade eder? Avantajları nelerdir?

“Dört tarafı denizlerle çevrili ülkemizde denize kıyısı olan kentlerin kıyı yapılanmasının sürdürülebilir olması için kıyı yapılarının önemi büyüktür. Deniz kıyısı alanlarda limanlar, turizm yapıları, konutlar, tersaneler, sanayi tesisleri, konutlar v.b. gibi yapılar bulunmaktadır. Bu yapılar kıyıda oluşmuş şehirlere ekonomik ve sosyo kültürel katkılar ve faydalar sağlamaktadırlar. Kıyılarda yapılaşma kanunla belirlenmiştir. Bu konuda Kıyı kanunu düzenlenmiştir. Mülkiyet açısından kıyılar devletin kullanım yetkisi altındadır. Bu nedenle tüm kıyı yapılaşmaları kamu yararı gözetilerek planlanır. Bu nedenle özellikle yaşanabilir kıyı kentlerinin bünyesinde kıyı yönetimi planlaması ile yapılmış marinaların gerek deniz turizmi gerekse sosyo kültürel ve ekonomik açıdan önemi büyüktür. Marinalar planlı yapılardır. Doğa ve tabiat varlıklarına zarar vermeden inşa edilirler.

Kıyı düzenlemesindeki çirkin bağlama yapılanmasına engel teşkil ederler. Kent ile bütünlük sağlarlar. Kıyılardan yararlanma hakkının kamuda olması sebebi ile istisnai bir sosyal sorumluluk taşırlar. Bünyelerinde vücuda getirdikleri aktiviteler ve sosyal faaliyetlerle bölge halkına olan sosyal sorumluluklarını yerine getirirler. Ayrıca çevre kirliliğinin ve deniz suyu kirliliğinin önüne geçme konusunda kılavuzluk hizmeti verirler. Bünyelerinde gerek yöre halkına gerekse tekne sahiplerine verdikleri hizmetle yaşanabilir kıyı kentlerinin oluşmasında kilit role sahiptirler. Üç bir yanı denizlerle çevrili güzel ülkemizde marina sayısı diğer kıyı ülkelerine nazaran oldukça düşüktür. Bilindiği üzere ülkemiz bir turizm cennetidir. Ekonomik açıdan bütçeye önemli bir katkısı olan turizmin gelişmesi için deniz turizmin ayağında daha çok marinaya ihtiyacımız var. Katma değer elde edilmesi, istihdam yaratılması, çevrenin korunması ve sosyo kültürel açıdan bütünlük sağlanması için yeni marinalar yapılması dilek ve temennimizdir.”

Marina yapım sürecini anlatır mısınız?

“Marina; İngiliz tabanlı bir terim olarak bilinse de, kelime anlamı  etimolojik olarak, “deniz ve denizcilikle ilgili” anlamına gelen Latince “marinu”dan türeyen İtalyanca ve İspanyolca’da bulunan  marinonun dişi halidir; motorlu tekneler ile yatların güvenli bir şekilde demirleyebilecekleri dok veya havza anlamına gelir. (Merriam-Webster’s Unabridged Dictionary, 2000). Marinalar, gezi ve eğlence amaçlı teknelere yanaşma yeri sağlayan, teknelere doğrudan erişim için yürüme yolları olan,   gel-git zamanları da dâhil olmak üzere daima yeterli bir su altı derinliği olan,  araç park yeri, tuvalet-duş hizmetleri gibi kısaca bir tekne sahibinin bütün ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir hizmet sunan tesisler olarak tanımlanabilirler. Türkçemizde marina kelimesi halk arasında yaygın kullanılmasına rağmen, Yat Turizmi Yönetmeliği’nde “ana yat limanı” kavramı kullanılır. Yönetmelik limanları, alt ve üst yapı niteliklerine ve sağladıkları imkânlara göre sınıflandıran ve belgelendiren dört kategoriye ayırmıştır: ana yat limanı, tali yat limanı, yat yanaşma yerleri ile yat çekek yerleri (RG, 1991).  Ülkemizdeki neredeyse bütün yat limanı işletmecileri “marina” kelimesini uluslararası boyutta herkesin anlayabileceği şekliyle kullanmayı tercih etmişlerdir.

Marina yapım sürecinde; Gerekli yasal izinlerin alınmasının ardından yapım aşamasına ilişkin teknik açıdan yapılması gereken çalışmaları şöyle sıralayabiliriz;

– Kara ve Deniz harita yapımı (Batimetrik harita çıkarılması)
– Geoteknik araştırma yapılması ve raporlanması
– Malzeme ocak araştırması yapılması ve yasal işletme izinlerinin alınması
– Avan projelerin hazırlanması
– Keşif özetleri ve yapım maliyetlerinin oluşturulması
– Fizibilite raporlarının hazırlanması
– Deniz yapıları uygulama projeleri
– Alt yapı uygulama projeleri
– Üst yapı uygulama projeleri
– Teçhizata ilişkin çalışmalar

Bütün bu çalışmaların ardından uygulama projesine yönelik çalışmalar başlar.”

Yapım öncesi nasıl bir resmî süreç var?

“Marina tesisi yapım sürecinde; öncelikle  yatırım teklif dosyası hazırlanır. Hazırlanan dosya Çevre ve Şehircilik il Müdürlüğü’ne sunulur. Çevre ve şehircilik Müdürlüğü’ne; Genel Kurmay Başkanlığı, Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü, Yatırım ve İşletmeler Genele müdürlüğü, ÇED Planlama Genel Müdürlüğü, Milli Emlak Genel Müdürlüğü, ilgili belediye ve Tarım Bakanlığı görüş verir. Ardından bakan onayı gerçekleşir. Bakan onayının ardından yatırımcı , uygulama projesi hazırlar. Öncelikle ÇED belgesi hazırlanır. İşlemin ardından uygulama projesi Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü onayına gider. Milli emlak Genel Müdürlüğü Kesin tahsis uygulamasının ardından Belediye veya ilgili İl özel idaresi tarafından yapı ruhsatı verilir. Yapım işlerinin tamamlanmasının ardından İlgili Belediye veya il özel idaresi tarafından yapı kullanma izin belgesi düzenlenir. Bütün bu prosedürün akabinde ayrıca işletme ile ilgili Deniz ve İç Sular Düzenleme Genel Müdürlüğüne, Gümrük ve Ticaret Bakanlığına başvurular yapılarak gümrük işlemleri ve akaryakıt satışı v.b. konularda özel izinler alınır.”

Marina yapımında kullanılan malzemeler ve özellikleri nedir?

“Marina yapımında kullanılacak malzemelerin ekolojik olması, uygun ve modern inşaat tekniklerinin kullanılması, yapının gerek ekonomik ömrü gerekse ekolojiye etkisi açısından önemlidir.

Her bir malzemenin ve sistemin işlevine göre iyi yada kötü özellikleri olabilir. Bir marinanın planlanması sırasında marina inşaatının yapılacağı bölgenin coğrafik, oşinografik ve jeolojik özellikleri dikkate alınarak sistem ve malzeme seçimi yapılmalıdır. Burada üzerinde durulması gereken en önemli unsur, marinanın hizmet şekli, hizmet edeceği tekne sınıfı ve inşaatın yapılacağı yerin bölgesel özelliklerinin iskele sistemleri ile uyumunun sağlanmasıdır.

Genelde ana hatlarıyla; kaya( Kategorik ), beton, ahşap, çelik, PVC, kompozit ve son zamanlarda teknolojinin ilerlemesiyle birlikte kullanılmaya başlanılan geosentetik mühendislik malzemelerini marina yapımında kullanılan malzemeler olarak sıralayabiliriz. Tüm bu malzemeler sabit iskeleler, parmak iskeleler, yüzer pontonlar, geçiş köprüleri, rıhtımlar gibi yapı alanlarının yapımında kullanılırlar.

Artık günümüzde küresel ısınmanın ciddiyet kazandığı ve artık insanların bu etkiyi yaşayarak gördüğü bugünlerde yeni inşa malzemelerinin ve yapım metodlarının geliştirilmesini gündeme getirmiştir. Bu bağlamda özellikle kompozit ve geosentetik donatılı mühendislik çözümleri ön plana çıkmaktadır.”

Dikkat ettiğiniz noktalar nelerdir?

“Proje ve yapım esnasında dikkat edilmesi gereken birçok detay vardır. Her biri diğerinden bağımsız gibi gözükse bile  sonuçta işin bütününe bağlı büyük sarmal bir algoritma ortaya çıkmaktadır. Amacı kapsayan bir kaç dikkat edilmesi gereken ana başlığı sıralayacak olursak;

-Projelendirme aşamasında, tesis edilecek marinanın konumuna, dalga ve rüzgâr şartlarına dikkat edilmelidir. Eğer tesis, fırtına neticesi büyük dalgalara maruz kalacaksa meydana gelecek dalgalar yüzer ya da sabit mendirekler vasıtasıyla yapay olarak önlenebilir olmasına,
-Seyir halindeki gemilerin ve su araçlarının geçişi esnasında yarattığı doğal olmayan dalgaların kabul sınırları dâhilinde kontrol altına alınması ile ilgili hesapların yapılmasına,
-Yapılaşma esnasında yapı alanı ile ilgili çevre ve doğa kuruluşu ile ortak çalışma yürütme ve iş güvenliği esaslarına uygun davranış sergilenmesine,
-Proje planlamasında dalga rejiminin, bağlama yapan yatlara zarar vermemesi için gerekli mevzuata uygun hesapların yapılmasına,
-Marina tasarımı ve inşasında tarama yapılması, taranan malzemelerin bertarafı veya taşınmasına, su altı yapılarının inşası gibi işlerde mevzuata göre hareket edilmesine ve tüm izinlerin alınarak çalışma başlatılmasına, dikkat edilmelidir.

Bunlara benzer birçok kritik parametre ve hususlar gerek projelendirme, gerekse yapım aşamasında dikkat ettiğimiz ve hassasiyet gösterdiğimiz noktalardır.”

Yeni bir marina projeniz var mı?

“Atlas Yol olarak en son açık deniz koşullarında gerçekleştirilen, çok zorlu bir tasarım ve uygulama işi olan Yassıada Deniz yapıları projesini başarı ile tamamladık. Şu sıralarda Hırvatistan’da özel bir kuruluşun marina projesi üzerinde proje çalışmalarına devam ediyoruz. Resmi prosedürün tamamlanmasının ardından gelecek yıl başında yapım imalatlarına başlayacağımızı düşünüyoruz. Firmamız, çeyrek yüzyıllık geçmişi, güçlü mühendislik alt yapısı, genç ve dinamik ekibi, kendini kanıtlamış ve yıllardır servis vermeye devam eden bitmiş projeleri ve güçlü mali yapısı ile, marina yapımı dâhil tüm deniz işlerinde, iş geliştirme ve planlama aşamasında danışmalık hizmeti verme noktasından başlayarak projeden uygulama ve servise alma sürecine kadar tüm aşamaları kapsayan yenilikçi bütüncül çözümler ile sektöre hizmet etmeye devam etmektedir.”

Firma ortaklarını tanıyabilir miyiz?

“Deniz aşığı inşaat mühendisleri tarafından kurulmuş olan Atlasyol’un iki ortağından biri olan Uluer Vardaloğlu, yıllardır profesyonel olarak hizmet ettiği inşaat sektörünün yanında yelkenli teknesi ile Artvin’den Mersin’e tüm denizlerde dolaşmakta ve hobi olarak da ahşap tekne yapımı ile uğraşmaktadır. Diğer ortağımız Togan Alper ise geoteknik ve inşaat yüksek mühendisi olarak sektöre hizmet etmenin yanı sıra,  12 yaşından beri sürdürmekte olduğu yarış yelkenciliği hobisi kapsamında son 20 yıldır Provezza takımı ile hem yurt içinde hem de yurtdışında birçok başarıya imza atmıştır. Togan Alper de yelkenciliğinin yanında hobi olarak marangozluk ile uğraşmakta olup, kendi imalatı ahşap kano ile de ülkemizin nehirlerinde gezmektedir.”

YACHTLIFE&TRAVEL

Diğer Makaleler

İlginizi Çekebilir