Denizlerin İlk Kadın Kaptanı: Aybike Alev Yanar

 

Kadın istihdamı giderek her meslekte aranır hale geldi. Son zamanlarda özellikle kadın istihdamına önem veren birçok ünlü firma vizyon hedeflerine kadın çalışan sayısını arttırmaya yönelik hedefler koyuyor. Durum böyle olunca her türlü sektör, kadın istihdamı konusunda bilinçleniyor.

Buna rağmen zor ve ağır şartlar olarak nitelendirdiğimiz denizcilik sektörü, uzun yıllardır erkek egemen bir yapıda. Uzun çalışma saatleri, kirli ortamlar ve güç isteyen görevler şüphesiz ki denizcilik sektöründe çalışan bütün işçilerin kaçınılmaz gerçekleri arasında. Bu yüzden bu sektör genelde erkek istihdamı barındırırken, son zamanlarda artan kadın denizciler sayesinde bu zincir de kırılacak gibi görünüyor.

Bu hareketin öncülerinden diyebileceğimiz ilk kadın kaptanlardan biri olan Aybike Alev Yanar, denizlerin bütün hırçınlığına rağmen hayallerinden vazgeçmeyen bir isim. 19 yaşından beri çeşitli gemilerde, zorlu şartlar altında çalışan Aybike Kaptan, sadece zorlu şartlarla değil aynı zamanda denizcilik sektörüne ilk kez giren bir kadın olmanın getirdiği zorluklarla da sık sık karşılaşmış.

Erkek egemen bir sektörde ilk kadın kaptan olan Aybike Alev Yanar,  bütün zorluklara rağmen hayallerinden vazgeçmeyerek, bütün dünyayı dolaşmış. Önceleri herkes tarafından garipsense de zamanla bir kadının da kaptan olabileceği fikrini çalıştığı her gemide elde ettiği başarılarıyla göstermiş. İşte Aybike Kaptan ve hayatının detayları…

Sizi tanıyabilir miyiz?

Merhaba, ben Aybike. 1984 İstanbul doğumluyum.

Kaptanlığa olan ilginiz ne zaman başladı?

7 yaşında denize, deniz altına, teknelere ve gemilere merakım başlamıştı. Ailemizde hiç denizci yok. Sanırım bu doğuştan gelen bir şeydi. Biraz büyüdüğümde hobi olarak denizcilikle ilgili ailem izin vermediği için hiçbir şey yapamadım. İçimdeki sevgi merak istek giderek arttı. Bende meslek olarak yapmaya karar verdim.

Kaç ülke dolaştınız?

Bunu saymak imkânsız çünkü 19 yaşından beri kimyasal tanker konteyner ve kuru yük gemileriyle tüm dünyayı dolaştım diyebilirim.

Unutamadığınız bir kaptanlık deneyiminiz var mı?

Unutamadığım çok fazla anım var çünkü gemide her gün farklı bir macera, her liman farklı heyecanlar… ama tabii ki en zoru ilk staja çıktığımda. Daha gemiye katılalı 2-3 saat olmuş, kimse bana gemiyi gezdirmemi, kamarama valizimi bırakmışım. İlk geceden beni 00.00-00.04 gece köprü üstü vardiyasına koymuşlar. Gemi o kadar büyüktü ki köprü üstünde gece vardiyası bitince tekrar kamarama dönmek istediğimde, geminin içinde kamaramı bulamayıp, utancımdan kimsenin de kapısı çalamayıp, karanlıkta gemi koridorlarında ağlamıştım.

Bir unutamadığım anım da; Panama’dan bir gemiye katıldım. Daha ilk Panama Kanalı geçişim olacaktı ve pilot gemiye geldi, tabii bayan kaptan görünce bir sürü soru sormaya başladı. Zaten hava 50 derece, ben dümen tutuyorum, sırılsıklam olmuşum. Kanal geçişi 5 saat falan sürmüştü. Tam kanaldan çıktık, gemiyi tutukladılar. Meğer Panama acentemiz geçmiş 3-4 kanal geçiş ücretini ödememiş. Bizi 15 günlüğüne tutuklamışlardı. Bir de üstüne klimalar bozuldu. Bir de içme suyu bitti. Tam bir Survivor yaşamıştık.

Erkek egemen bir meslekte bir kadın kaptan olmanın zorlukları nelerdir?

Ah! Keşke öyle güzel şeyler söylesem de gelecek nesli teşvik etsem ama ben maalesef ilklerden olduğum için çok çok zorlandım. Bir kere en zoru; okul bittikten sonra bayan kaptan olarak iş bulmaktı. O zamanlar yok ki böyle bir iş. Başvuru yapıyorsun, insan kaynakları müdürü sana  “Nasıl yani, ben seni gemiye mi göndereceğim?” diyor. E hadi firmayı ikna ettin, seni gemiye gönderdi. E gemiye bir çıkıyorsun önce lumbarağzında seni gören şok oluyor. Sonra süvarisi, ikinci kaptanı herkes afra tafra. Bir erkek kaptanın yaptığı işten çok daha fazlasını yapmak zorunda kalıyorsun çünkü kendini kanıtlamak, kendini kabul ettirmek zorundasın. E bir de işin gerçek yüzü var. Kadınsın. Ve 6 ay 30 tane erkeğin içindesin. Ay dedikodu çıkmasın, ay yanlış anlaşılmasın diye her şeye dikkat etmek zorundasın. Neyse, çok şükür hep iyi şirketlerde iyi kadrolara denk geldim de kadın olmamla ilgili kötü anılarım olmadı.

Bu sektörde çalışan kadınların iş bulma imkânları hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Benim zamanıma göre şimdiki zaman çok değişti. Şimdi en köklü firmalar bırakın zabiti, gemi kaptanı olarak bile kadınlarla çalışıyorlar. Hatta aynı gemide ikinci kaptan, üçüncü kaptan kadın.  Baş mühendisi kadın olan gemiler var. Ne kadar şanslılar. Ben çalıştığım gemilerde hep tektim.

Kaptanlığı neden bıraktınız?

Hiç bırakmak istemezdim. Her şeye rağmen çok ama çok özlüyorum. Ama dedim ya; ben ilklerdendim, henüz sektör hazır değildi. Personel hazır değildi. Olmadı, bir şekilde kabul etmediler. Çok psikolojik baskı vardı üstümde. Aslında her gemimden kontratım bittiğinde ağlayarak iniyordum. Çok soğuttular meslekten…

Güzellik sektörüne yönelme sebebiniz nedir?

Astroloji haritama baktırmıştım. Orada iyi yerlere gelmek için kadınlarla çalışmam gerektiğini söylemişlerdi. Bende düşündüm; yıllarca erkeklerle çalıştım bundan sonra kadınlarla çalışayım dedim. Aklıma bir tek güzellik merkezi geldi.

 Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Mesleğimden, sektörümden çok uzak kaldığım bu günlerde bu röportaj bana çok iyi geldi. Çok teşekkür ederim.  Umarım bundan sonra kadın kaptanlarımız mobinge uğramadan mesleklerini keyifle ve huzurla icra edebilirler.

RÖPORTAJ: BAŞAK KANIK

YACHTLIFE&TRAVEL

Diğer Makaleler

İlginizi Çekebilir