Bir aile şirketi olan Genta Ship&Trading’in kökenleri 1967 yılına kadar uzanıyor. Firmayı devralan her nesil, Genta Ship&Trading’in yükselen başarısına bir katkı sağlayarak, firmanın varlığını bugüne dek başarıyla sürdürüyor.
Ailenin üçüncü jenerasyonundan olan Burak Kulacoğlu, şu anda Genta Ship&Trading’in başkanı olarak aile mirasının devamını sağlıyor. Kulacoğlu, Genta Ship&Trading’in eskiye uzanan hikâyesini ve hizmet anlayışını paylaşıyor.
Öncelikle, firma kuruluşundan bahseder misiniz?
“Firmamızın tarihçesi 1967 yılına kadar gitmektedir. Ben üçüncü jenerasyonum, dedem inşa ettirdiği ilk gemisini o yıllarda sefere çıkarıyor. 1975 yılında babam Londra’da gemi işletmesi tahsilini tamamladıktan sonra aile ofisimizde işe başlıyor. Bir bakıma bayrağı devralıyor. İnşa ettirdiği ve satın aldığı gemiler ile uzun yıllar proje taşımacılığı, line operatörlüğü ve armatör olarak da linelarımıza uygun kendi yüklerimizi taşımak maksadı ile gemiler yaptırıyor.

Ben, Southampton Solent Üniversitesini 2011 yılında bitiriyorum ve stajımı da yaptığım Geden Line’ın tanker departmanında da 3,5 yıl çalıştıktan sonra bayrağı devralmak üzere aile şirketimize yine ‘ stajyer’ olarak başlıyorum ve kısa zamanda kendi şirketlerimi kurarak, okul çevremden de edindiğim yurt dışı rölasyonlarımı da kullanarak, deniz taşıması konusunun yanı sıra ‘commodity tradinge’ de başlıyorum. “
Taşıma süreçleri hakkında bilgi verebilir misiniz?
“Taşıma süreci; yükleme, transit zaman ve tahliye zamanı olarak tanımlanabilir. Özellikle proje yüklemeleri ofis ekibimiz tarafından yapılması sebebi ile ‘handle with care’ prensibimize sadık kalınmaktadır. Sonuç olarak da ‘sıfır hata sıfır hasara’ ulaşılmaktadır.”
Sizi rakiplerinizden ayıran noktalar nelerdir?
“Taşın altında elimizin olması. Yarım asırdan fazla üç jenerasyonluk bir tecrübe. Ailemizin bilgi birikimi denizcilik sektöründe 50 yılı geçmektedir. Değişmekte olan dünya piyasalarında birçok farklı konjonktür tecrübe etmiştir. Bu tecrübeyi işimize yansıtabilmemiz, kendimizi sürekli güncel tutmamız oluşabilecek sınırlama ve kısıtlamalara öngörü ile çözüm odaklı olmamız ve kendimizi geliştirmek adına hep yeni arayışlarda olmamız, her şeyden önemlisi de mesleğimizi tutku ile sürdürmemiz 50 yılı aşkın bir geçmişe sahip olmamıza vesile olmuştur.”

Deniz lojistiğinde hangi rotalara hizmet veriyorsunuz?
“Genelde ‘world wide’ çalışıyoruz. Kuru yük üzerine Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz, Kuzey Afrika, Batı Afrika, İngiltere, Kuzey Denizi tahliye, proje ve contract bazlı yüklerimizi taşıyoruz Yat taşımacılığı da dünya genelinde her limana olabiliyor.
80’li yılların Kuzey Afrika proje taşımaları firmamızı sıradanlıktan ayıran özel yetiler kazandırdı. Bu husus yat taşımacılığında çok işimize yarıyor. Diğer bir deyimle, aynı anda mottomuz olan; fast, safe , efficient ilkemizi yarattı. Yat ve tekne taşımacılığında ana rotamız; Amerika batı-doğu sahilleri, Avrupa, Türkiye güney-batı Asya, Japonya Avustralya olarak gerçekleşmektedir.”

Genta Shipping olarak 2020 yılı sizin için nasıl geçti, 2021 yılında hedefleriniz/projeleriniz neler?
“İnsan sağlığının yanında korona 2020 yılında dünya ticaret rotalarında değişime sebebiyet verdi ve aynı zamanda hacminde de daralmaya neden oldu. Genta olarak müşterilerimize lojistik anlamda birçok sıkıntı yaşanan 2020 yılında alternatif çözümler sunarak, JIT (just in time) kargoların zamanında teslimini gerçekleştirdik. Aksaklıklar olmasına rağmen hedeflerimizi tutturmak ile birlikte yeni müşteriler de edindik. 2021’de aşının yaygın bir şekilde kullanılıp, sınırların açılmasına ve aktif kullanılamamasına bağlı olarak arz ve talepte bir hareketlenme olacağını ön görüyoruz. 2021 yılında beklentimiz; farklı sektörlerdeki yatırımlarımız ile total riski en aza indirgemektir.”
Taşımacılık işi dışında bir de charter tekne kiralama hizmeti veriyorsunuz. Her iki sektörde de aynı anda yer almanın avantajları ve dezavantajları neler?
“Deniz taşımacılığı yerel, bölgesel ve dünyadaki ticaret hacmine bağlı olup, kuralları ve düzeni evrenseldir ve temeli sanayiye dayanır. Tekne kiralama işinin dinamikleri teorik olarak deniz taşımacılığı ile benzerlik gösterse de, mavi tur satışı yapmak, üst kalite müşteri memnuniyeti gerektirir. Gemi veya yat donatmak ve işletmek çok daha ‘girift’ bir organizasyondur. Sıfır hata ile oynamanız gerekir. Aksi halde verim alınmaz. Avantajları; armatörlük temeli sebebi ile teknik ve mekanik olarak benzer sonuçta bir deniz vasıtası yönetiyorsunuz, haliyle çok avantajlı. Dezavantaj olarak bir durum pek söz konusu değildir.”

Silver Moon çok özel bir yat ve tüm sezonu dolu geçirdiği biliniyor. Yatın bu kadar tercih edilme sebebi sizce nedir?
“Dizayn ve renk itibarı ile çok değişik bir tekne, bu sebeple dikkat çekiyor. İç dizaynı dömi klasik olarak düzenlenmiştir ve konforu 5 yıldızdır. Dekorasyon malzemelerinin tamamı ithal ve kalitelidir. Her yıl ciddi bakım tutum işlemlerimiz Aralık-Nisan arası tersanede mutlaka yapılır. Özel uçağı ile gelen misafirlerimiz kendi ev düzenini bulmak istiyorlar dolayısı ile bu kültür ve konforu vermek zorundayız.
Kaptan, chef ve personel son 5 yıldır aynı ekip. Dünya mutfağını büyük bir özen ile sunmaktayız, servislerimiz şirketimiz tarafından sürekli denetim altındadır. Bir de şu var; aslında ailemiz için yaptırılan bu tekneyi işlerimiz nedeni ile yeteri kadar kullanamıyoruz. Hiçbirimiz 3 ay tatil yapamayız. Dolayısı ile üst düzey ve yüzde 90 yabancı misafirlerimiz geliyor. Ağızdan ağıza yayılan bir reklam var. Onlar da başka dostlarına tavsiye ediyorlar. Bu şekilde bir portföy oluştu.”

Son olarak, eklemek istediğiniz bir şey var mı?
“Türkiye’nin hemen hemen her sektöründe olan birçok şikayetler bizim yat sektörümüzde de var ancak biz denizciyiz, kimselere benzemeyiz. Disiplin ve karakter bizim şiarımızdır. Kendi işlerimizi ve sorunlarımızı kendimiz çözeriz. Bu sebeple de Tyba (Türk Yat işletmecileri Yatırımcıları Brokerleri ve Acenteleri ) adlı bir derneğimiz var. Yönetimimiz ve bizler üyeleri olarak, Türk yatçılık sektörünü yüceltebilmek için elimizden gelenin fazlasını yapmaya çalışıyoruz, bütün olumsuz şartlara rağmen…”
YACHTLIFE&TRAVEL


