Mercan Yachting, 1988 yılında kusursuz tekneler üretme tutkusu ve amacıyla yola çıkıyor. Firma, bugün aynı tutku ve heyecanla, İzmir / Türkiye tesislerimizden 4 kıtada 46 ülkeye, müşteri memnuniyetini bütün değerlerin üstünde tutarak ustalıkla tekneler üretmeye devam ediyor. Konuyu Mercan Yachting Genel Müdürü Hüseyin Akduman ile değerlendirdik.
Kurulduğunuz 1988 yılından bu yana Mercan Yachting nasıl bir gelişim gösterdi? Nasıl tekneler üretiyordunuz, zamanla hem tekne modellerinde hem de tersanenizde nasıl değişimler oldu?
Kuruluş yıllarımızda Türkiye genelinde Kompozit tekne üretimi çok yaygın değildi. Bu sektörün öncülerinin kısıtlı bir tekne çeşitliliği vardı. İnsanlar genelde aynı tip tekneler satın alıyordu. Mercan Yachting kurucusu Haşim Akduman tarafından ilk defa Amerikan dergilerinde görmüş olduğu ortadan konsollu teknelerin modellerini yaparak işe başlamıştı. 1988 yılından 1993 yılına kadar farklı birçok boyutta tekne üretimi yapılmıştır. 1993 yılında Haşim Bey’in Kardeşleri Hasan Akduman ve Hüseyin Akduman’ında şirkete katılmasıyla 3 ortaklı bir aile şirketi olmuştur. İlk kez 2004 yılında üretimi yapılan paraşüt teknesi modelimiz, uzun yıllarca hem yurt içinde, hem de yurt dışında büyük ölçüde ilgi çekmiştir. Sonraki yıllarda firmamızın rotasının değişmesine sebep olacak bir değişimin ilk hareketi 2004 yılında atılmıştır. Akabinde şirket 2005 yılında limited şirkete dönüştürülmüştür. 2006 yılında kaybettiğimiz abimizin ardından 5 ortaklı aile şirketi olarak sürecimize devam etmekteyiz. Teknolojik gelişmeler, malzeme çeşitliliği, tasarımcı ve mühendislerimizin fikirleri ile firma vizyonu neticesinde dünyanın birçok ülkesinde ürünlerimizin satışını gerçekleştiriyoruz. Geldiğimiz noktada birçok farklı modelimiz ile dünyada Hafif Ticari Kompozit tekne üretimi alanında öncülüğümüzü korumaktayız. Bu gelişmeler ışığında firmamız, büyüyen iş potansiyeli ile birlikte, hali hazırda üretim yaptığımız alanda uzun zamandır işlerini yürütmektedir. İzmir tekne imalatçılarının kurmuş olduğu İzmir tekne ve yat kooperatifi faaliyetleri neticesinde Aliağa Çaltılıdere mevkiinde uluslararası düzeyde bir üretim tesisi yatırımlarımız devam etmektedir.

Krizleri Fırsat Olarak Gördük
Türkiye’de yatçılık sektörünün zorlandığı ekonomik krizler yaşandı. Pek çok yerli üretici bu krizlerde kapandı. Sizin bugünlere gelmenizi sağlayan neydi, zor dönemleri nasıl atlattınız?
Ülkemizde yaşanan tüm ekonomik krizleri tabii ki bizler de yaşadık. Ekonomik krizlerde firmalar ilk önce çalışan personelini işten çıkarmakla krizi atlatacağını düşünürken, bizler bu dönemleri yatırım fırsatı olarak gördük. Firmamız bu dönemlerde yeni tasarımlar yaparak, yurt dışı yeni pazarlara ulaşarak, ürünlerinde fiyat ayarlaması yaparak, ürünlerde işçilik ve malzeme kalitesinden ödün vermeden, yurt dışı fuarlara düzenli katılım sağlayarak bugünlere gelmiştir.
Çok Çalıştık, Markalaşarak Bugünlere Geldik…!
Dört kıtada 46 noktaya ulaşıyorsunuz, satış ağınızı nasıl genişlettiniz, dünya denizlerine açılma maceranız nasıl gerçekleşti, yurt dışına açılırken sizi en çok ne zorladı?

Dört kıtada 46 ülke ye ulaşmanın tabii ki çok kolay olduğunu söylemek yanlış olur. Şöyle yaptık, böyle yaptık demekle açıklanması mümkün değildir. Yaklaşık 13 yıldır birçok yurtdışı fuarında bulunarak, ürünlerimizi insanların görüşlerine ve kullanımına sunduk. Müşterilerimizi sabırla dinledik, taleplerini en doğru şekilde anlamaya özen gösterdik. Yaptığımız her üretim ve satışın arkasında durduk. Finansal olarak çok zorlandığımız durumlar yaşadık. Beraber hareket ettiğimizi zannettiğimiz insanlar yarı yolda vazgeçti. Yabancı dil sıkıntısı yaşadık, fakat hep bir hayalimiz vardı. O da; markalaşmak idi. Dünyanın en az 60 ülkesinde ürünlerimizi satmak ve insanlar tarafından tercih edilen marka olmaktı. İşin özünde, her şeyden önce yaptığınız işi sevmek, her türlü zorluğuna katlanmak ve hedeflerimizden asla vazgeçmemek vardı.
Türk Tekne ve Yat İnşa Sanayisinin, Kendisini Daha İyi Tanıtmaya İhtiyacı Var
Duesseldorf Fuarı’na kaç yıldır katılıyorsunuz, ilk katıldığınız yıllardan bugüne nasıl tepkiler alıyorsunuz. Yurt dışındaki ‘Türk tekne inşası’na bakış açısını nasıl değerlendirirsiniz?
Almanya’nın Duesseldorf kentinde her yıl düzenlenen Boat Duesseldorf fuarına 12 yıldır Mercan Yachting olarak katılmaktayız. Katıldığımız ilk yıl nasıl heyecanlıysak, şimdi de aynı heyecanı taşımaktayız. Katıldığımız ilk yıl(2008) insanlar sergilediğimiz tekne modelini ve işçilik kalitesini çok beğenmişti. Devam eden yıllarda sürekli artan müşteri potansiyelimiz oldu. Türk tekne inşa sanayi yabancılar için büyük önem taşımakta. Ayrıca, birçok ülkeden daha çok ülkemize güvenmektedirler. Türk tekne ve yat inşa sanayisinin, kendisini daha iyi tanıtmaya ve anlatmaya ihtiyacı var. Yabancı müşterilerin güven ile ilgili bir sıkıntısı yok. Bir kez güvendiklerinde bu güveni sarsmamak çok önemli.
Su Sporlarında Çok Büyük Değişiklikler Oldu
Seneler içinde Türkiye’de su sporlarına ilgi arttı mı, ya da nasıl bir yönde değişim gösterdi? Bu alandaki modellerinizi nasıl geliştiriyorsunuz?
Türkiye su sporlarının başlangıç yılları olan 1983 yıllardan bu yana turizm ve ülkemizdeki otel yapılanmalarının dünya standartlarının üstünde seyretmesi ve dünyadaki birçok ülke turizmden daha hızlı gelişmesi su sporları alanında çok büyük değişiklikleri de beraberinde getirdi. Türkiye su sporları alanı, dünyada birçok ülkede öncü rol oynamaktadır. Yetişen personel ve üretilen ekipmanlar birçok ülkeye gönderilmekte ve örnek gösterilmektedir. Üretim ile uğraştığınız zaman genelde pazar hangi yöne doğru eğilim gösterirse mecburen üreticilerde o yönde Ar-Ge yapıp ürün geliştirmektedir. Firmamız bu durum ile ilgili 15 yıl öncesinde ürün geliştirme ve pazarda etkili olabilmek adına sadece su sporları faaliyetlerinde kullanılabilecek modeller üzerinde yoğunlaşmış ve ürünlerini o doğrultuda tasarlamaya ve üretmeye gayret göstermiştir.

Bünyemizde 12 Yıldır Tekne Tasarımı Yapılıyor
Tekne tasarımlarını bünyenizdeki bir ekip mi gerçekleştiriyor?
Tekne tasarım ve mühendislik hizmetleri yaklaşık 12 yıldır bünyemizde yapılmaktadır. Tekne ve yat inşası ile iştigal eden her üreticinin, mutlaka bünyesinde gemi inşa mühendisi ve tasarımcı bulundurması gereklidir. Başka hiçbir şekilde ulusal ve uluslararası pazarda rekabet edemez ve ürettiğini satamaz.
Özgün Tasarımlara Önem Veriyoruz
Bir tekne üretimindeki en önemli nokta nedir sizce? Mercan markasının bugün geldiği noktanın ardındaki değerler nelerdir?
Öncelikle, tekne üretiminde en çok önem verdiğimiz husus, tamamen yerli ve firmamıza özgü tasarımlar yapmak ve bu katma değeri yurt içi ve yurt dışında müşterilerimize sunmak olduğunu söyleyebilirim. Ülkemizde eksik olan hususun, markalaşmak olduğunu çok iyi bilen bir firmayız. Tabii ki sadece tasarım ve mühendislikle bu iş bitmiyor. Ürettiğiniz ürünlerin arkasında olmak, müşteri memnuniyetini ön planda tutmak ve çalışanlarına sadece iş üretmekten ziyade Mercan markasıyla çıkan her bir ürünün birer sanat eseri niteliğinde olduğu bilinci bugünkü Mercan markasının ardındaki değerleri oluşturmaktadır.
Yabancılar Custom Made Üretimi Tercih Ediyor
Tekne boylarının gitgide büyüdüğü bir sektörde sizin üretim yaptığınız ürün gamında (küçük tekne demek doğru mu emin değilim) da talepler değişiyor mu?

Tekne boyları dünya genelinde üretici firmaların tasarım yaparak müşteriye yeni bir ürün satmak hevesi ile değişmektedir. Genel alıcı kitlesi yani %90’lık kitlede bir değişiklik yok bizim ürettiğimiz ürünler seri üretim mantığına göre sıralamaya konduğu zaman orta sınıf, custom made (İsteğe özel) üretime göre küçük tekne grubuna dâhil olmaktadır. Dünya genelinde üretim şekli ve ülkelerdeki işçilik giderleri değişkenlikleri ülkemiz ekonomisine bağlı güven unsuru oluşması, ülkemizde yabancı alıcılarda custom made üretim yaptırmaya neden olmaktadır. Bununla birlikte tekne boylarında artış görünmektedir. Aslında tamamen yerli üretimde uluslararası, markalaşmamış ülkemiz üreticileri talebe dayalı üretim yerine, fiyata dayalı üretim yapmaktadır. Bu durum alıcı istekli tekne üretmek anlamına geldiğinden, tekne boylarında izlenebilir bir büyüme görülmemektedir.
En Büyük Sıkıntımız Denizcilik Bakanlığı’nın Olmaması
Yerli üreticinin yaşadığı en büyük sıkıntılar neler, yıllar içinde bu alanda olumlu yönde bir ilerleme var diyebilir miyiz?
Yerli üreticinin en büyük sıkıntısı bağlı olduğu bir denizcilik bakanlığının olmaması ve Deniz araçları üreticilerinin ulusal düzeyde yeteri kadar desteklenmemesidir. Deniz aracı üreticilerini destekleyici yerli imalat aksesuarlar ve malzemelerde tedarikçilerin kısıtlı ve kalitesiz üretimlerinin olması üreticilerimizin başlıca sıkıntısı olmaya devam etmektedir. Teknik liselerde ve teknik üniversitelerde, uygulamalı öğrenime dayalı kalifiye elaman yetiştirilmemesi de ayrı bir sorun teşkil etmektedir. Tekne ve yat endüstrisi okullarından kalifiye insan yetişmemesi Denizcilik kültürünün ülkemizde bilinçlenmemesi, yetişmiş elemanların iş olanaklarının kısıtlı olması ve tatmin edici düzeyde para kazanamaması ve daha birçok buna benzer konular üreticilerin en büyük sıkıntılarıdır. Aradan geçen yıllar içerisinde en büyük engellerden bir tanesi motor gücüne göre MTV(Motorlu Taşıtlar Vergisi) alınmasıydı. Bu konuda atılan adımlar olumlu sonuçlar doğurmuştur. Türkiye’nin birçok yerinde marina yoktu. Son yıllarda yapılan yeni marina noktalarıyla tekne bağlama sayısı çok fazla arttı. Son 2 senedir yabancı bayraklı kullanıcıların yerli bayrağa dönüş yapması ile başlayan denizcilik destekleme atağı neticesinde ÖTV kaldırılmış, KDV %1 seviyesine düşürülmüştür. Liman başkanlıkları çok daha hızlı işlem yapmaktadır. Tüm bu hususlar tabii ki denizcilik sektörümüz adına sevindirici atılımlardır.
Satış Sonrası Hizmetlerimizle Farkımızı Ortaya Koyuyoruz
Türk tekne severler yerli üretime nasıl bakıyor? Servis ve bakım anlamında müşterilerinize nasıl hizmet sunuyorsunuz, servis ağınız da satış ağınız gibi geniş mi?
Ülkemizde 2008 krizi ile birlikte daralan gemi inşa sanayisinin yanında son 10 yılda tekne ve yat üretiminin çok daha fazla artmış olduğunu gözlemliyoruz. Özellikle ülkemizde ihracat yapan firma sayımızdaki artış doğal yollardan kalite ve teknolojiyi fazlasıyla endüstrimize sokmuştur. Tabii ki bu durum Türk tekne severler tarafından yakından takip edilmektedir. Gerçekleşen bu gelişmeler neticesinde tekne severlerimiz özellikle Avrupa pazarından satın almakta olduğu tekneleri kendi ülkelerinde bulabilmektedirler. Bu anlamda tekne severlerimizin yerli üretime olumlu baktığını düşünmekteyim. Türkiye dışında 46 farklı ülkeye ihracat yapmakta olan bir firmayız. Üretimini yapmış olduğunuz ürünlerin arkasında durmak tabii ki bakım ve servis noktasında güçlü bir hizmetten geçmektedir. Dünya üzerinde farklı ülkelerde satış noktalarımız bulunmakta, bu noktalarda işbirliğinde olduğumuz iştirakler vasıtasıyla bu hizmetleri yürütmekteyiz. Satış noktalarımızın olmadığı her noktaya firmamızdan direkt hizmet götürmekteyiz. Satış sonrası hizmet noktasında önceliğimiz müşterilerimize hızlı bir veri akışı sağlamaktır. Üretimimizden kaynaklı her tür sıkıntının tarafımızdan karşılanacağı garantisi müşterilerimizi memnun etmektedir. Yalnızca servis hizmeti değil müşterilerimiz talepleri ölçütünde kurulum ve operasyon eğitim hizmeti de vermekteyiz.
Dünya genelinde tekneler henüz yenilikçi yakıt türlerinden yararlanamıyor
Dünyada tekne üretiminde çevreci standartlar geliştirilmeye çalışılıyor. Siz bu konuda ne yapıyorsunuz?
Dünyada bildiğiniz üzere en önemli konulardan birisi enerji ve atıkları konusudur. Bu hususta çevreci yakıt konusu çok önem teşkil etmektedir. Üretmekte olduğumuz tekneler kayıcı yapıya sahip, özellikle süratli dediğimiz alanda bulunan tekne gruplarıdır. Bu tür teknelerde güç ihtiyacı diğer tüm teknelere nazaran çok daha fazladır. Dünyada gelinen son durumda ne yazık ki bu kategori tekneleri henüz yenilikçi yakıt türlerinden fazlaca yararlanamamaktadır. Ancak, özellikle elektrik destekli motor teknolojisini yakından takip ettiğimizi ve gelecekte bu kategori teknelerde de atılımlar yapmak istediğimiz aşikârdır. Bunun dışında üretim hattımızda tüm çevreci önlemler alınmış olup, ISO 14001 sertifikasına sahibiz.
Mercan Yachting ’in gelecek hedeflerinden bahseder misiniz?
Mercan Yachting olarak özellikle hafif ticari kompozit tekne üretiminde dünyada bilinir bir marka olmak en önemli hedefimizdir. Bu kapsamda; gerek üretim alanımızın daha elverişli ve performanslı kullanımına yönelik çalışmalarımız, teknolojik ve Ar-Ge alanında yapmakta olduğumuz atılımlar, pazarın beklentilerini en iyi şekilde analiz etmek, talebe uygun ekonomik, ergonomik ve şaşırtıcı yeni modellerimiz ile bu süreci ilerletmekteyiz.
ÖZEL HABER
Ahmet Doğan-YACHT LIFE & TRAVEL


