Nisantaschi Sektörde Rüzgâr Gibi Esiyor

 

Ömer Seval tarafından kurulan Nisantaschi, başarılı yolcuğu ile adından söz ettiriyor. Seval, markanın kuruluşu ve ardındaki büyük hikâyeyi yat severler ile paylaşıyor.

Denize ve bu sektöre olan ilginiz nasıl başladı ve nasıl gelişti?

“Öncelikle röportaj için teşekkürler. Yacht Life Ailesi ile birlikte bugünü yaşamaktan dolayı çok mutluyuz. Denizcilik geçmişimizle başlamak istiyorum. Babadan oğula geçen bir denizcilik hikâyemiz var.

Babam, Türkiye’nin su altı taarruz kurucularından birisidir. Kurbağa Balık Adamlar Derneği üyelerinden olan ve orduya hem personel yetiştirme alanında hem de şahsi olarak 35 senesini vermiş bir astsubayın çocuğuyum. 1974’te Kıbrıs Barış Harekâtı yapıldığında, adaya bayrağı diken asker ünvanıyla da babamı buradan tekrardan yâdetmek ve onunla başlamak istiyorum cümlelerime.

Çocukluğumda Gölcük Türk donanmasının birliğinde çok vakit geçirerek, deniz hayatıma başladım. Bu da beni şu andaki denizcilerden bilgi ve geçmiş açısından ön plana çıkarabiliyor. Nisantaschi Mağazaları bundan 4 sene önce kuruldu ama alt yapısı Sultan Hamam’a dayanır, o da rahmetli dedemle birlikte esnaflığa başlamıştı.

18 yaşındayken Soho ve Sosyeteye isimli iki markayı kısa bir zaman içinde 13 şubeye çıkardım. 28 yaşında yurt dışına pazarlamayı başardım ve ondan sonra da inşaat sektörüne girdim ama bu zaman zarfında denizcilikten hiç kopmadım

Bir balık burcu olarak, denizcilik bir tutku benim için. Denizden hiçbir zaman kopmayı düşünmedim. Bütün işimden arta kalan vakitlerimi, imkânım el verdikçe denizde özen gösteriyorum. Şimdilik bu kadar.”

Nisantaschi şu ana kadar nasıl bir yol aldı ve bundan sonraki hedefleri neler?

“Nisantaschi markası 4 sene önce Türkiye’de Sultan Ahmet bombası patladığı ve arkasından Rusya uçak krizinin olduğu zorlu bir süreçte var oldu ve var olmaya da devam ediyor.

4 sene içinde, 11 şubemiz ve yurt içi yurt dışı mağazalarımızla zor zamanda çok işler başardık. Çalışkanlığımızla, azmimizle ve tutumluluğumuzla bu noktaya gelmiş olduğumuzu ve tüm gençlerimizin de bu hikâyeden ilham almaları için anlatmak istiyorum.

Herkesin kaçtığı, bütün dünyanın daraldığı bir zamanda Nisantaschi sadece perakende sektöründe değil, bunun yanına Nisantaschi Yacht’ı da katarak büyümesiyle yoluna devam etti.

Kısa zamanda sektörde çoğu insana eskiden gelme bilgimizle denizde yapabilecekleri konusunda yol göstericiliğimiz oldu. Markamız yeni olmasına rağmen bütün bayilerimizle beraber bir aile yapısında olmamız bizi bu günlere taşıyor. Eskiden, dede mantığında ‘tek ben bilirim’ düşüncesi bir döneme kadar devam etti ama şu anda globalleşen dünyamızda artık çok sesliliğe ve gençliğe çok önem veriyoruz. Onlarla beraber, fikirlerini alarak yolumuza ışık tutuyoruz aslında. ‘Ben bilirim’ düşüncesi yerine her çıkan sesi havuza atıp, daha sonra havuzda neyin olduğuna bakmanın daha doğru olduğuna inanıyorum. Hedefimiz; dünya şartlarında bir dünya markası olmak.

Nisantaschi’nı tüm dünyada Türk mallarını da içine entegre ederek, pazarlanmasını sağlamak ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor ve hakikaten hedeflerimiz arasında sadece Türkiye içinde kalmak değil, tüm dünyada markamızı Türk örf, adet, gelenek, görenek ve kaliteli mallarımızın satıldığı bir alışveriş merkezi haline getirmek var.”

Şu anda var olan denizcilik anlayışına nasıl bakıyorsunuz?

“Dünyada tekne kültürü aslında çok eski bir tarihe dayanıyor. Türkiye’de üç tarafımızın denizlerle çevrili olması itibariyle aslında önemli bir sektör denizcilik ve her sektördeki gibi eğitimi ön planda tutmamız gerekiyor. Her tekneyi de bir ada olarak düşünelim. Bu adaların kuralları ve olmazsa olmazları var. Denizde bir bilinçsizlik, görgüsüzlük ya da herhangi bir ihtimale karşı güvenliğin ön planda olması gerekiyor. O yüzden denizlerde bilinçli insanlara ihtiyacımız var ve bu da eğitimle alakalı bir durum.

Şu anda bu korona süreciyle denizlerde çok daha fazla tekne görmeye başladık, bu da kısa dönemde aslında dezavantaj çünkü bilinçsiz bir denizcinin denizde olması aslında tekne sahipleri için bir tehlike ama denizcilik zaman geçirdikçe öğrenilen bir olgu olduğu için buna da tabi ki denizciler olarak müsamahamız var.

Her gelen denizciyi kucaklıyoruz ve denizcilikte yardımı hep ön planda tutuyoruz. Bir komşuculuk ilişkisi vardır denizde. Bugün bana, yarın sana. Yani; denizde hepimiz kendi adalarımızda tek başımıza değiliz aslında. Bunu da insanlarla paylaşarak, bilgimizi, görgümüzü bu havzaya yayma niyetindeyiz. Bilinçli denizciler olduğu sürece denizlerimizde daha iyi ve daha keyifli seyir imkânı bulacağız. Bu sebepten dolayı da Türkiye konumu itibariyle denizde ön planda olan bir yer. Bu görümüzü aslında yurt dışına da yaymak istiyoruz. Denizde önemli olan personel ve güvenliğinizdir. Hangi insanın ne tip servis almak istediğiyle ilgili ciddi bir bilgimiz var. Bu bilgiyi de genç jenerasyona aktarıp, denizi daha keyifli yaşanılır ortamlara, tatil alanlarına çeviriyoruz.”

Sektörde bir rehber konumundasınız. Bu başarınızı neye bağlıyorsunuz?

“Nisantaschi Yacht olarak servis ağımız ve bilirkişiliğimiz ön planda olmak üzere denizde geçirmiş olduğumuz uzun yılların vermiş olduğu elektrik, bakım mekanik aksamı gibi teorik bilgilerimizle, denizdeki arkadaşlarımıza yardımcı oluyoruz.

Bunun dışında gelen misafirlerimize istediği hizmeti verebilme açısından yetişmiş kalifiye personelimizi, kendi teknelerimiz ve kendi teknelerimizin dışındaki teknelere de monte ederek bir paylaşım sağlıyoruz.

Şu anda denizde 3 tane teknemizle bulunuyoruz ama bunun kapasitesini arttırmamız mümkün, tabi kii. Bu pandemi süreci çok etkili oldu. Bununla beraber hedeflerimiz arasında Nisantaschi Yacht’ı yurt dışı platformlarına yaymak ve fuarlardan beklentilerimizi yükseltmek var.

Yurt dışı fuarlarından, özellikle gelen misafirimizi teknelerimizde iyi ağırlayıp, onları evlerindeki huzuru ve yaşam alanlarındaki performansını teknelerimizde de yayarak onlara bir yaşam alanı sağlıyoruz.”

Nisantaschi Mağazaları geçmişi ve geleceği bir araya getiriyor. Bunu nasıl sağlıyorsunuz?

“Nisantaschi konsept mağazaları, yediden yetmişe… İçinde gezindiğiniz zaman yedi yaşında bir gencin de ruhunu okşayan, yetmiş seksen yaşında abimizin de geçmişte kullanmış olduğu objeleri gördükçe heyecanlandıran bir yapıya sahip.Nisantaschi içinde yeni jenerasyon ve eski, antika, retro, mekanik olgusuyla dünyada aslında markalaşabilen tek firmadır. İçinde bugün yeni jenerasyon elektrikli bir bisikleti de bulabilirsiniz, kapıda bir teknemizi de görebilirsiniz, içinde antika da bulabilirsiniz, keyifle dolaşırken kendi kıyafetinizle alakalı bir parça da bulabilirsiniz.

Yapısı itibariyle de ciddi bilgi ve görgü gerektirdiği için yıllarımızı bu markayı oluşturmak için harcadığımızı görüyorum ve bu tecrübelerimizi de bu markada yaşatıyoruz.”

Tekne sahibi olmak isteyen kişiler için en iyi seçeneği nasıl belirliyorsunuz?

“Denizde geçirdiğimiz uzun yıllarımızı deniz ve kara olarak kategorize edebiliriz. Kara olarak başlamak istiyorum. Mesela; bir jeep vardır, bir spor araba vardır, bir klasik araba vardır. Bunların müşterisi ayrıdır. Denize indirgediğimizde de bunların müşterisi ayrıdır. Yelkenlisi var, motor yatı var, sürat teknesi var… Aslında insanlar tercihlerini yaparken, hangi kategoride daha mutlu olacaklarına cevap veriyoruz yani baktığımız zaman bir insanın kendi bütçesiyle alakalı alabileceği ve yaşarken de maksimum performans görebileceği bir tekne sahibi olmasına özen gösterip, insanları yönlendiriyoruz ki cebindeki parasıyla rezil olmasın. Açıkçası burada önemli olan; cebindeki parasıyla mutlu olabilmesi. Bütçesi dahilinde denizden beklentisini iyi anlayıp, ona göre hangi tekneyi seçmesi gerektiği konusunda geçirmiş olduğumuz yılların birikimiyle iyi cevaplar verdiğimizi umuyorum.”

Hangi firmalar ile çalışıyorsunuz? Sektörler arasında bir iş birliğinden söz edebilir miyiz?

“Nisantaschi Yacht olarak aynı zamanda ailemizle birlikte yol aldığımız kiralama sisteminde de uzun yıllarını sektöre vermiş olan profesyonel bir ekip olan Sofi Yacht ile çalışıyoruz. Bunun yanında, yirmi sene -belki daha uzun-markamızın içerisinde olan, dedelerinden kalan firmayı, Amerika’da başarıyla pazarlayan Yuka Tekneleri firmasından Kerem Bey ile iş birliği içerisindeyiz.

Pazarlama ve üretim aslında ayrı şeyler. Bu yüzden biz bu konuda firmalara destek olmaya çalışıyoruz. Kendi işlerini yapıyorlar, iyi firmalar. Türkiye olarak Barbaros Hayrettin Paşa döneminden denizci bir ülkeyiz ve bunun da yurt dışına açılımını yapabiliyoruz.”

Firmalara pazarlama anlamında neler katıyorsunuz?

“Bir iş birlikteliğinde ben imalatçı firmaları sanatçı gibi görüyorum. Sanatçılar nasıl boş bir tuvali değerlendirip, resim haline getiriyorlarsa tekne yapan firmalarımız da aslında aynı sanatı yapıyorlar. O sanatı yaparken de ruh kaybetmemesi için bizim gibi pazarlamacılara ihtiyaçları var. Biz de kendi işimizi yapıp, onları lanse edip, iyi bir şekilde dünyaya ve Türkiye’ ye pazarlamalarını sağlıyoruz.”

Nisantaschi Yacht ile sektöre yeni bir toplantı konsepti kazandırdınız. Bu fikir nasıl gelişti? 

“Tekneler aileler için COVID-19 virüsünden korumak babında daha güvenilir ve yaşanılabilir hale geldi. Eskiden otel lobilerinde, otellerin odalarında yapılan toplantılara biz daha değişik bir bakış açısı getirerek, hem denizcilik bilgilerimizi hem de görgümüzü bayilere anlatmak adına bir ilke imza attık.

Aldığımız Nisantaschi 3 teknemizin hizmet sebebi tamamiyle Nisantaschi Konsept Mağazalarımız için gelen bayilerimizle iş birliklerimizi, toplantılarımızı bu teknede gerçekleştirmek. Bu şekilde daha iyi bir performans alıyor, daha sıcak bir ortamı yakalıyoruz ve toplantı dilimini geniş bir zamana yayabiliyoruz. İş bağlantılarını ve fikir alışverişlerini Nisantaschi 3 teknesinde yapıyoruz. Bu konuda teknelerimiz bize daha iyi hizmet veriyor.

Bu fikir belki yeni değildir. Daha önceden yapan illaki vardır ama bunu sözlü anlamda ilk dile getiren olmanın da heyecanını yaşıyorum. Tekneler, iş adamlarının lanse edilebileceği alanlara daha iyi cevap veriyor.”

YACHTLIFE&TRAVEL

Diğer Makaleler

İlginizi Çekebilir