ODE Yalıtım Başkanı Turan Aynı Zamanda Bir Deniz Tutkunu

 

ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan da sevincini ve hüznünü denizle paylaşanlardan. Turan ile yaptığımız keyifli röportajda hem kendisini tanıdık hem de deniz tutkusuna ortak olduk.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

“Yaklaşık 40 yıldır iş hayatında, 30 yıldır da sivil toplum kuruluşlarında aktif görev alarak ülkeme ve toplumun refahına değer katmayı amaçlayan bir iş insanıyım. Makine mühendisiyim. Özel sektörde kısa bir süre çalıştıktan sonra günümüz itibarıyle Türkiye’nin yüzde 100 sermayeli en büyük yalıtım şirketi olan ODE Yalıtım’ı kurdum. Hâlihazırda Yönetim Kurulu Başkanı olarak çalışmalarıma devam ediyorum. Diğer taraftan ülkemizin gönüllülük esasıyla bir araya gelmiş en büyük bağımsız iş dünyası örgütü Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu’nun (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstleniyorum.”

Bir iş insanı olarak deniz tutkunuz ne zaman, nasıl, nerede başladı?

“Deniz tutkum 1990’lı yıllarda başladı. O zaman dört aileden oluşan arkadaş grubumuzla her yaz mavi yolculuk yapardık. 10 yıl süren bu tatillerin ardından artık kendime ait bir teknem olmasını istedim ve 2005 yılında ilk yelkenli teknemi aldım. Kendi kullanabileceğim küçük bir tekneyle başlamanın daha doğru olduğunu düşünüyordum, hâlâ da aynı fikirdeyim. Ancak kullanmaya başladıktan sonra pek çok kişi gibi “bu bize küçük geliyor” demeye başladım ve iki yıl sonra onu satıp daha büyük bir tekne aldım. Ardından da katamarana geçtim.”

Deniz sizin için ne ifade ediyor?

“Hayatın her alanında dinamik olmak, hayattan daha çok zevk almak ve yaşamı çok daha nitelikli hale getirmek için anı yaşıyorum. Anı yaşamak, gerçekten öğrenilmesi ve bunun için çaba sarf edilmesi gereken bir şey çünkü bu öğretinin karşılığında kazanılan o ‘an’ duygusunun tarifi yok. Eskiden ötelerdim, şimdi artık anda yaşamaya özen gösteriyorum. İşte benim böyle düşünmeye ve yaşamaya başlamamda denizin payı çok büyük. Hayatıma keyif katan, hayata bakışımı değiştiren en büyük tutkularımdan biri.”

Denize ne sıklıkta açılıyorsunuz? Modern iş dünyasında en önemli kavram stresi yönetmek. Stresi yönetmenizde deniz, size nasıl yardım ediyor?

“Ben yalnızca yaz döneminde değil kış aylarında da denizde olmayı seviyorum. Hiç kuşkusuz yaz döneminde bu süre artıyor ama diğer aylarda da her fırsat bulduğumda soluğu denizde alıyorum. Çünkü tekneyi sadece tatil olarak görmüyorum. Burası bana iş ve tatili bir arada sunan bir alan sağlıyor. Bazı günler çok yoğun çalışıyorum. Buna rağmen denizde olmak stresimi azaltıyor, bana sabrı ve panik yapmamayı öğretiyor. Bunun katkısını da hem iş hem de sosyal hayatımda çok net bir şekilde görüyorum.”

Yatseverlere özellikle de iş insanlarına deniz konusunda neler söylemek istersiniz?

“Özellikle pandemi dönemiyle hem benim hem de çevremdeki iş insanı dostlarımın teknede geçirdiği süre artmaya başladı. Bu süreçte işlerimizi uzaktan yürüttüğümüzden, denizden çalışmaya da kolaylıkla adapte olduk. Pandemi sona erdiğinde de iş modelimizdeki bu değişikliğin devam edeceğini, ağırlıklı olarak hibrit çalışma modelinin uygulanacağını düşünüyorum. Dolayısıyla iş insanlarına tavsiyem; her sabah ofise gidip masanın başına geçmek yerine teknede ikinci bir ofis kurmaları. Ben de teknemdeki bir kamarayı ofise çevirdim. Bilgisayarım, yazıcım ve gerekli diğer tüm ofis malzemelerim yanımda. Toplantılarımı rahatlıkla yürütüyorum. Diğer taraftan işimle ilgili pek çok stratejik kararı, bana sakin, dingin ve keyifli bir ortam sağlayan denizde alıyorum. Dolayısıyla denizi gerçekten seven iş insanlarına kendi teknelerini almalarını tavsiye ederim.”

Yatınızda olmazsa olmazınız nedir?

“Son 15 senedir kullandığım teknelerde mutlaka yelken oluyor. Zaten katamaran alma sebebim de hem motor yat konforunu hem de yelken yapma keyfini bir arada bulabilmem oldu.

Bunun yanında teknemde her zaman kitap olmalı. Tekneye büyük bir valiz kıyafet yerine kitap getirmeyi tercih ediyorum. Özellikle tatil için geldiysem bir haftada üç kitap bitirdiğim oluyor. Şehir hayatından uzakta, trafik stresi olmadan bir yere kapanıp kitap okumaktan mutlu oluyorum.

Teknede sürekli çok kalabalık olmamaya özen gösteriyorum ancak dostlarımı ağırlamaktan büyük keyif alıyorum. O buluşmalarda tavla oynamayı severim, çok çekişmeli ve keyifli geçiyor. Diğer taraftan özellikle pandemiden önce bazı iş görüşmelerimi de teknede yürütüyordum. Denizde olunca herkes fikrini daha açık söylüyor, ortaya yaratıcı fikirler atılıyor. Bu anlamda işlerimizde verimlilik de artıyor.”

Ülkemiz yat sektöründe çok önemli markalar var ve dünyanın sayılı-saygın yat üreticileri arasında yer alıyoruz. Sektörü nasıl değerlendiriyorsunuz? Yat üreticilerine hangi mesajları vermek istersiniz?

“Türkiye’de çok kaliteli tekneler üretiyoruz ancak pek çok sektörümüzde var olan sorun yat sektörü için de geçerli: Biz marka yaratamıyoruz. Söz gelimi katamaran denildiğinde akla Fransız markaları geliyor, bugün bir katamaran siparişi verdiğinizde iki sene sonra ancak teslim alabiliyorsunuz. Dolayısıyla yat sektörünün de marka yaratmaya odaklanması gerekiyor. Bunun için tasarıma ve pazarlama faaliyetlerine ağırlık verilmeli. Motor yatta daha hızlı gelişiyoruz ancak söz konusu yelkenli olunca önümüzde uzun bir yol var.”

Konuyla alakalı son olarak eklemek istediklerinizi aktarır mısınız?

“Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak denizi hem turizm hem de spor anlamında daha fazla kullanmamız gerekiyor. Avrupa’nın Akdeniz kıyılarında yat turizmi her geçen yıl gelişiyor. Biz ise çok daha güzel koylara, doğal ve tarihi güzelliklere sahip olmamıza rağmen bu alanda gerideyiz. Bu alanda çalışmalara, projelere hız vermeliyiz. Çünkü denizle daha ilgili bir jenerasyon geliyor. Özellikle yelkene ilgi duyan gençlerin sayısı sürekli artıyor.

Bir diğer önemli konu da yeterli sayıda marinamızın olmaması. 85 milyona yakın nüfusa karşın tekne bağlama kapasitemiz 30 bin civarında. 10 milyonluk nüfusa sahip İsveç’te ise bu kapasite 1,5 milyon. Dolayısıyla hem ülkemizde tekne ve yat turizminin gelişmesi hem de yabancı turistleri çekmemiz için kapasiteleri artırmalıyız.”

YACHTLIFE&TRAVEL 

Diğer Makaleler

İlginizi Çekebilir