Sıradışı Bir Konseptle Tanışın: Yüzen Karavan!

 

CNR Yat Fuarı’nda yaptığımız tura devam ederken, sizleri çok ilginç bir konseptle tanıştıracağız. Biliyorsunuz ki pandemiden dolayı hem karavan hem de tekne sektörü ciddi bir artış gösterdi. Bu rağbete Sealions firması tarafından şöyle bir yanıt geldi; hem tekne hem karavan! Böyle bir konseptle Türkiye’ye giriş yaptılar. Yani bir taşıt düşünün ki denizde bir tekne, karada ise bir karavan olarak kullanılabiliyor. Firmanın Satış ve Pazarlama Direktörü Ece Tataroğlu, bize bu ilginç konsepti anlattı.

Mikrofon sizde, nedir bu konsept?

“Öncelikle hoş geldiniz. Sizin de az önce bahsettiğiniz gibi pandemi bunda çok etkili oldu. Pandeminin hayatımıza girmesiyle birlikte kişilerin izole yaşama talebi çok fazla arttı. Biz aslında uzun yıllardır bu sektörün içerisindeyiz. Hem kara taşımacılığı, hem deniz taşımacılığında çok uzun yıllar tecrübeye sahip iki ortağın birleşmesiyle, -pandemini de bastırmasıyla diyelim- bu fikir ortaya çıktı.

Şimdi görmüş olduğunuz aslında yüzen karavan. Biz bunu böyle adlandırıyoruz. Yüzen karavanımızı, aracınızın arkasına bağlayarak istediğiniz yere gidebiliyorsunuz. Orada gördüğünüz herhangi bir koyda, deniz kenarında karavanımızı önde bulunan römorku ile denize indirebiliyorsunuz, harici bir işlem yapmadan. Dolayısıyla aslında pandemi sürecinde insanların tam olarak ihtiyaçlarına cevap veren bir üretim oldu diyebiliriz. Şu an bu fuarda görmüş olduğunuz 7,5 metre ve 4,5 metre portatiflerimiz var. Ama tamamen kişilerin birebir ihtiyaçlarına göre hem boyutları hem iç mobilyaları, hem iç dizaynı değişebiliyor. Bu şekilde üretim sırasında kişilerle talepleri doğrultusunda konuşup, üretimler yapıyoruz.

Peki, en çok hangi boyutlar popüler?

“Aslında bizim için bu fuar süreci bir lansman diyebiliriz ama genel olarak 7,5 metre daha çok talep gördü diyebiliriz. Onun haricinde bir sonraki portatifler, tamamen yüzde yüz elektrikle çalışıyor olacak, bunu söylemek önemli olabilir.”

Artık, doğa dostu elektrikli araçlar ön plana çıkmaya başladı.

“Evet. Zaten bizim de aslında mottomuz buydu, yola çıkarken. “Yüzde 100 doğal yaşamı deneyimleyebileceğiniz bir araç ürettik.” Dolayısıyla yüzde yüz elektrik de bunun için en uygun araç diyebiliriz.”

Peki, nasıl gitti bugün, tepkiler nasıldı? Çünkü dışarıdan bile çok farklı bir konsept olduğu anlaşılıyor.

“Aslında zaten bekliyorduk. Biz daha kurulum sürecindeyken bile inanılmaz dönüşler oldu. Herkes merak etti, herkes geldi. Çok teşekkür ediyoruz, çok güzel geçti. İnsanların ilgisini çekti çünkü gerçekten şu anda aynı şeye geleceğiz; izole yaşamın talep gördüğü bir süreçte herkesten dönüş oldu diyebiliriz. Bir de iki konsepti bir arada görmek ve yaşatmak ve insanların kullanıyor olabilmesi, bir de bu kolaylıkla! Normalde karavanınızı bağlıyorsunuzdur, bir römorka bağlayıp denize indiriyorsunuzdur ama bunda hiçbir harici işlem yapmadan denize iniyor olabilmek, o koyları  geziyor olmak, o doğallığı yaşıyor olmak zaten çok büyük bir geri dönüş sağladı.”

Teknenin içine giriyoruz. Ece Hanım, kıç tarafında bulunan motordan başlayarak, çeşitli bilgiler paylaşıyor.

“Burada bir tekne motorumuz bulunuyor. Bu da tamamen kişinin ihtiyaçlarına göre daha düşük veya daha yüksek hızlarda kullanılabilen bir tekne motoruna sahip. Buradaki yüzme platform alanı ile direkt denize giriş sağlanabiliyor.

Burada görmüş olduğunuz küçük bir oturma alanımız var. Sağ tarafta bütün ihtiyaçlara cevap veren mutfak alanı. Burada yine küçük bir televizyonumuz var. Sol tarafta duş ve lavabo var. Yine arka tarafta geniş bir oturma grubu ve masa bulunuyor. Daha önce de bahsettiğimiz gibi kişi ihtiyaçlarına göre tamamen üretimde aslında belirlendiğini düşünürsek burada aslında çekmeli yatak, ekstra daha büyük bir alan vs. eklenebiliyor.”

YACHTLIFE&TRAVEL

Diğer Makaleler

İlginizi Çekebilir