VAN GÖLÜ’NE TEKNEYLE GİTMEK MÜMKÜN!

Çekme karavan ülkemizde biliniyor. ‘Çekme tekne’ fikri ise akıllara cruise gemisinin arkasına takılmış ve onunla bir maceraya atılan tekne gibi görünüyor. Oysa gerçek böyle değil.  Arabasıyla veya karavanıyla giderken teknesini de yanında götürenlere ‘Trailer Sailor’ ya da bizim deyimimizle ‘taşımacı denizci’ deniliyor. Üstelik bir dernekleri bile var. 1985 yılında kurulan ‘Trailer Sailor Derneği’ sayesinde ‘Taşımacı denizciler’ dünyanın dört bir yanında göllerde, okyanuslarda etkinlikler düzenliyorlar.  Bu etkinliklerde gördükleri yerlere yerleşen, hatta evlenen bile var. Ralph Folsom ve Pixie Haughwout bu tatillerde tanışıp tüm hayatlarını değiştirmişler. Tekneleri ‘Ensemble’ ile şehir şehir gezmişler. Öyle ki artık evleri bu geziler olmuş. Çift bu gezilerde ‘Güney Fransa’nın Kanallarında Cruise’ isimli bir kitap da yazmış. Kanalları arabalarının arkasına taktıkları tekneleriyle dolaşmışlar.  Fransa’nın bu 16-17. Yüzyıldan kalma kanallarının yarattığı kıyılarında romantizm, sanat ve edebiyatı keşfetmenin tadı da ayrı olsa gerek.

Türkiye sularında da bunu denemek mümkün. Van Gölü, Munzur Çayı, Isparta’da göller bölgesi ‘Taşımacı denizci” olmak için uygun. Van Gölü’nde de Temmuz ayı Yelkenliler ayı. Her gün 3 saat çalışan sporcular, Türkiye şampiyonasına da hazırlanıyorlar. Van’a yelken yapmaya gidenler, hem sporcularla çalışma fırsatı yakalayabilir hem de Akdamar Adası, Urartu Kalesi gibi Van’ın en güzel noktalarını gezebilirler.

Öte yandan Türkiye’nin göllerinde su altı Antik Çağ’a kadar uzanan kalıntılara ev sahipliği yapıyor. Bu nedenle Türkiye’de bu deneyimi yaşamak dünya genelinden de bir nebze daha farklı.

TEKNENİZİ TAŞIMANIN YOLU : DOĞRU RÖMORKU SEÇMEK

Gezilerde kullanılan teknelerin seçiminin doğru olması önemli. Bu teknelerin zorunlu olarak bot olması gerekmiyor. Hatta bu yolu seçenlerin en çok kullandıkları yelkenliler oluyor. Öyle ki bu sığ sularda 15 knot hıza kadar çıkılabiliyor. Ancak en az bunun kadar önemli olan bir diğer konu ise bu gezilere çıkan denizcilerin doğru römorku bulması.  Yacht Life&Travel olarak önerimiz, Hippo Trailer’ın römorkunu tercih etmeniz. Uzun yıllardır çelik üreten marka, bu kez tekne römorku üreterek sektöre hızlı bir giriş yaptı. Bu römorkta dikey ve yatay ayarlanabilir destek sistemleri bulunuyor. Tuzlu suya ve UV ışınına dayanımlı kaydırıcı makaralar sayesinde tekneyi taşımak daha kolay oluyor. Bu römork tamamı çelik ve daldırma galvanizli bir şase üzerine monte edilmiş.

 

 Römorkun özellikleri:

 

  • Korozyona karşı yüksek dayanıklılık
  • Sıcak daldırma galvanizli çelik gövde
  • Kutu kesitli-yüksek dayanımlı çelik gövde
  • Elektrik tesisatı için ekstra koruma
  • Civata ile montajlı, çinko kaplamalı, kolay değiştirilebilir Alman kaplin
  • Plastik kaplı çelik tel ile ekstra çekme güvenliği
  • 8 kalite, galvanizli civata ve fiber somunlar sayesinde ekstra mukavemet
  • Ayarlanabilir vinç standı ve V dayama takozu
  • Tuzlu suya dayanıklı Alman torsiyon dingil
  • Optimum römork yüksekliği
  • Enjeksiyon plastik çamurluklar
  • 900 Lbs kilitli el vinci
  • Suya dayanıklı, LED Aydınlatma grubu
  • Reflektör grupları
  • Yüksekliği ayarlanabilir ön destek tekeri
  • Galvanizli bağlantı mapaları
  • İnternational epoksi boya kaplama ile korozyona karşı ekstra koruma

 

Römork seçerken en dikkat edilmesi gereken noktalardan biri boyut. Hippo’nun römorkları 750 kg ile 3500 kg’a kadar taşıma kapasitesine sahip. Tek dingil, iki dingil ve hatta 3 dingilli römork üretim lisanslarına sahip. Teknenize uygun kapasiteli römorku tercih etmek önemli. 250 kg dan- 3000 kg a kadar farklı taşıma kapasitelerinde; 3m’den-12 m’ ye kadar boy kapasitesine sahip römorkları üretiyorlar.

 

Diğer Makaleler

İlginizi Çekebilir